Parotis kitlelerinde tanı ve tedavi sonuçları: 156 hastanın 10 yıllık retrospektif analizi
Lütfü Şeneldir, Ahmet Aydemir, Mustafa Said Tekin, Gökhan Altın, Tolga Kandoğan
Anahtar Kelimeler: Mukoepidermoid karsinom, parotis tümörleri, pleomorfik adenom, süperfisiyal parotidektomi.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada, parotis bezinde kitle ile başvuran hastalarda endikasyonlar, yapılan cerrahi işlemler, histopatolojik sonuçlar ve komplikasyonlar retrospektif olarak değerlendirildi.
YÖNTEMLER: Parotis bezinde kitle nedeniyle Ocak 2014 - Aralık 2024 tarihleri arasında kliniğimizde ameliyat edilen 156 hasta (94 erkek, 62 kadın; ort. yaş: 51.1±17.2 yıl; dağılım, 6-90 yıl) çalışmaya dahil edildi. Hastaların endikasyonları, yaş ve cinsiyet dağılımı, histopatolojik sonuçları ve cerrahinin komplikasyonları retrospektif olarak incelendi.
BULGULAR: Hastaların 134’ü (%85.9) kulak önünde ağrısız şişlik nedeni ile, 22’si (%14.1) kulak önünde, sert, fikse kitle şikayeti ile polikliniğe başvurdu. Tümör 60 hastada sağ, 93 hastada sol ve üç hastada iki taraflı yerleşimliydi. Yirmi dört hastada kitle derin lob yerleşimli iken, 132 hastada kitle yüzeyel lob ile sınırlıydı. Yüz yirmi altı hastaya süperfisial parotidektomi, 18 hastaya total parotidektomi ve 12 hastaya total parotidektomi ve boyun diseksiyonu uygulandı. Patoloji sonuçları 123 hastada benign (13 hastada ise neoplastik olmayan lezyon), 33 hastada malign olarak raporlandı. Pleomorfik adenoma benign tümörler içerisinde 61 (%55.45) hastada en sık görülen tümör olup, bunu 37 (%33.63) hastada Whartin tümörü takip etti. Mukoepidermoid karsinom ve yassı epitel hücreli karsinom, malign tümörler içerisinde yedi (%21.21) hastada izlenen en sık malign tümörlerdi. Yirmi bir (%13.46) hastada komplikasyon gelişti. Fasiyal parezi en sık komplikasyon idi.
SONUÇ: Parotis tümörlerinin büyük çoğunluğu benigndir ve bunların tedavisi cerrahidir. Parotis cerrahisinde en sık karşılaşılan komplikasyon fasiyal paralizidir. Ameliyat öncesi histopatolojik tanı, kitlenin yerleşim yeri, tümörün evresi, fasiyal sinir invazyonu ve boyunda palpable lenf nodu varlığı, uygulanacak cerrahinin planlanmasında önemlidir.