Praxis of Otorhinolaryngology

Natavan Ramazanzade, Özgür Tarkan

Anahtar Kelimeler: Endoskopik sinüs cerrahisi, idiyopatik, rinore.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada, idiopatik beyin omurilik sıvısı (BOS) rinoresi olan hastalarda uygulanan endoskopik endonazal cerrahinin etkinliği araştırıldı.

YÖNTEMLER: Bu çalışmada Ocak 2009 - Mayıs 2018 tarihleri arasında idiyopatik BOS rinoresi nedeniyle endonazal endoskopik cerrahi uygulanan 24 hasta (8 erkek, 16 kadın; ort. yaş: 52.8±12.0 yıl; dağılım, 18-72 yıl) retrospektif olarak analiz edildi. Pediatrik hastalar ve öyküsünde travma, tümör veya geçirilmiş kraniyal ve endoskopik endonazal cerrahi uygulanan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik özellikleri, defekt lokalizasyonu, tarafı, boyutu, radyolojik özellikleri, kullanılan greft/flep materyalleri, ek tedavi yöntemleri ve komplikasyonları analiz edildi.

BULGULAR: Defekt yeri incelendiğinde toplamda sfenoid sinüs lateral duvar oranı %33.4, frontal sinüs ostium posterior oranı %20.8, olfaktor sulkus oranı %25.0, fovea etmoidalis oranı %20.8’dir. Bir hastada iki taraflı defekt izlendi. Radyolojik incelemede hastaların yarısından fazlası (%54.2) Keros tip 2 idi. Defekt boyutu en az 1 mm ile en fazla 20 mm arasında değişmekte idi. Ameliyat sonrası hastane yatış süresi 6 gün ile 60 gün arasındaydı. Hastaların 11’inde lomber drenaj uygulandı. Defektin kapatılması için en çok fasya lata (%66.6) kullanıldı. Karşılaşılan komplikasyonlar ise menenjit, pnömosefali ve sepsis olup mortalite bir hastada oluşmuştur. Bir hastaya tekralayan rinore nedeniye kraniyotomi uygulandı.

SONUÇ: Tanı yöntemlerindeki zorluklara rağmen, medikal teknolojide ve cerrahi tekniklerdeki ilerlemeler, idiopatik BOS rinoresinin endoskopik yöntemlerle minimal invazif olarak tedavi edilebilmesini sağlamıştır. Eksternal yaklaşımların aksine, endonazal endoskopik yöntem düşük morbidite ve mortalite ile etkin bir tedavi yöntemidir.