Praxis of Otorhinolaryngology

Nevzat Demirbilek1, Mustafa Çelik2, Cenk Evren1

1Medilife Beylikdüzü Hastanesi, Kulak Burun Boğaz Bölümü, İstanbul, Türkiye
2Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, Kars, Türkiye

Anahtar Kelimeler: Kopma dayanımı, nazal kavite, poliglaktin, polipropilen.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada cerrahi sentetik emilebilen [poliglaktin (PG) sütür (Vicryl®)] ve emilmeyen [polipropilen (PP) sütür (Prolene®)] sütürlerin gerilme dayanımı simüle edilmiş interstisyel dokuda 10 günlük bir süre boyunca değerlendirildi.

YÖNTEMLER: İki sütür malzemesi, PG sütür (Vicryl®) ve PP sütür (Prolene®), 4-0 ölçüsünde kullanıldı. Her iki sütür malzemesinin gerilme dayanımları herhangi bir işlem olmaksızın düğümsüz ve düğümlü olarak ölçüldü. Sütür malzemeleri Instron 3369 Universal test cihazı kullanılarak düğümlü ve düğümsüz gerilme testine tabi tutuldu. Malzemeler daha sonra in vitro bir ortamı simüle etmek için 10 gün boyunca plazmada tutuldu ve gerilme dayanımı düğümlü ve düğümsüz olarak ölçüldü.

BULGULAR: Polipropilen sütürlerin PG sütürlerden daha dayanıklı olduğu bulundu (p<0.01). Bu sonuç hem düğümlü hem düğümsüz ölçümlerde benzerdi. İmmersiyon öncesi ve sonrasında düğümlü ve düğümsüz değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktu (p>0.05).

SONUÇ: Düğümsüz ve düğümlü PG sütürlerin gerilme dayanımı PP sütürlerden daha düşüktür. Bu özellik dokuyu simüle etmek için plazma immersiyonundan sonra değişmedi. Sütüre bağlı komplikasyonlar emilebilen sütürlerde emilmeyen sütürlere göre göreceli olarak daha azdır. Tüm bu özellikler nedeniyle PP sütürlerin nazal cerrahide kıkırdak şekillendirmesinde ve stabilizasyon gerektiren olgularda güvenle kullanılabileceğini düşünüyoruz.