Praxis of Otorhinolaryngology

Fevzi Sefa Dereköy1, Tolgahan Toroslu1, Oğuz Güçlü1, Aslı Muratlı2, Kazım Tekin1, Medine Kara1

1Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak-burun-boğaz Hastalıkları Ad, Çanakkale
2Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama Ve Araştırma Merkezi, Patoloji Kliniği, İzmir

Anahtar Kelimeler: İnce iğne aspirasyon biyopsisi, non-neoplastik tükürük bezi hastalıkları, tükürük bezi tümörü.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada baş ve boyun bölgesinde tükürük bezlerinde lezyonları olan hastaların demografik ve histopatolojik özellikleri araştırıldı ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)’nin güvenilirliği değerlendirildi.

YÖNTEMLER: Ocak 2008 - Temmuz 2013 tarihleri arasında tanısı konulan 43 tükürük bezi hastasının (27 erkek, 16 kadın; ort. yaş 48 yıl; dağılım 6-79 yıl) dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, lezyon yerleşim yeri ve histopatolojik tanıları kaydedildi. Ameliyat öncesi İİAB ile ameliyat sonrası histopatolojik tanılar arasındaki korelasyon değerlendirildi.

BULGULAR: Olguların 11’i (%26) kronik siyaloadenit, biri (%2) Sjögren sendromu, 24’ü (%56) benign tükürük bezi tümörü ve yedisi (%16) malign tükürük bezi tümörü idi. Tükürük bezi tümörü olan hastaların 21’i erkek (%68), 10’u kadındı (%32). Benign tükürük bezi lezyonu saptanan hastaların altısı erkek (%50), altısı kadın (%50) idi. Lezyonların 24’ü (%56) parotiste, 13’ü (%30) submandibüler bezde ve altısı (%14) minör tükürük bezinde yerleşmiş idi. Ameliyat öncesinde 30 hastaya İİAB yapıldı. İnce iğne aspirasyon biyopsisinin duyarlılığı %80, özgüllüğü %92, pozitif öngördürücü değeri %66, negatif öngördürücü değeri %95 ve doğruluk oranı %90 idi. Tüm olguların %72’sinde neoplastik patoloji görülürken, %28’inde non-neoplastik tükürük bezi hastalığı bulundu. Neoplastik olgular en sık parotiste, non-neoplastik hastalıklar ise submandibüler bezde yerleşimliydi. Neoplazili olguların %77’si benign, %23’ü malign patolojiye sahipti. Genel olarak tüm tükürük bezi patolojilerinde erkek cinsiyeti yüksek oranda görülürken, non-neoplastik olgularda cinsiyet farkı yoktu.

SONUÇ: Güvenilir, düşük maliyetli ve kolay uygulanabilir minimal invaziv bir test olan İİAB ile saptanan yüksek duyarlılık ve özgüllük değerleri bu tekniğin tükürük bezi kitlesi ile başvuran hastaların ilk değerlendirmesinde kullanılabileceğini göstermektedir.