Somatosensoriyel stimülasyonun tinnitus üzerine etkisi
Dilara Bayazıt1, Gül Ölçek2, Oğuz Yılmaz3, Yuşa Başoğlu1
1İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Odyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
2İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Odyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
3İzmir Bakırçay Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Odyoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Rezidüel inhibisyon, somatosensöriyel, tinnitus, trigeminal sinir.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada, trigeminal sinir (TS) ilişkili somatosensoriyel stimülasyonun psikoakustik parametreler üzerine etkisi incelendi.
YÖNTEMLER: Bu prospektif gözlemsel çalışma, 01 Ağustos 2021 - 01 Nisan 2022 tarihleri arasında İstanbul Medipol Üniversitesi Hastanesi Odyoloji Biriminde yürütüldü. Çalışmaya tek taraflı subjektif tinnitus tanılı 28 hasta (21 kadın, 7 erkek; ort. yaş: 39±0.5 yıl; dağılım, 18-65 yıl) dahil edildi. Hastalar beş farklı koşul altında psikoakustik değerlendirmelere tabi tutuldu: standart model, mastoid model ve trigeminal sinirin oftalmik (V1; alın), maksiller (V2; üst çene) ve mandibular (V3; preauriküler bölge) dallarının uyarılması. Her modelde frekans eşleştirme, gürültü şiddeti eşleştirme, minimum maskeleme düzeyi (MMD) ve rezidüel inhibisyon (RI) ölçüldü.
BULGULAR: Farklı modeler arasında psikoakustik parametreler arasında anlamlı korelasyonlar gözlemlendi (p<0.05). Tinnitus frekansı modeler arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Tinnitus şiddeti ve MMD’ler standart modelde diğer modellere kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (p<0.05). Düşük MMD’lere rağmen, preauriküler (V3) modeldeki RI değerleri standart modelden anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Standart modelde ölçülen tinnitus şiddeti ve MMD’ler diğer modellerden anlamlı derecede daha yüksekti (p<0.05). Preauriküler modelin RI değerleri diğer modellerden anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Düşük MMD’lere rağmen, preauriküler model standart modelle benzer RI değerleri sergiledi.
SONUÇ: Trigeminal sinirin V3 dalının somatosensöriyel stimülasyonu tinnitus şiddetini ve MMD’yi frekans algısını değiştirmeden etkileyebilir. Preauriküler model, daha düşük MMD’lerde benzer RI sunarak standart modele bir alternatif oluşturabilir. Bu yaklaşım özellikle kronik orta kulak iltihabı, otoskleroz veya kulak atrezisi gibi iletim tipi işitme bozukluğu olan hastalarda yararlı olabilir.