Praxis of Otorhinolaryngology

Emre Orhan, Sude Nur Ünaldı

Anahtar Kelimeler: Koklear dış tüy hücreleri, gürültü hassasiyeti, otoakustik emisyon.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada, yüksek sesle kulaklık kullanan bireylerde gürültü hassasiyeti ile uyarılmış otoakustik emisyon (OAE) yanıtları arasındaki ilişki araştırıldı.

YÖNTEMLER: Kesitsel çalışmada, 36 normal işiten birey (25 kadın, 11 erkek; ort. yaş: 21.4±1.8 yıl; dağılım, 18-35 yıl), 27.05.2025 - 20.06.2025 tarihleri arasında Weinstein Gürültü Hassasiyeti Ölçeğini (WGHÖ) tamamladı ve 1-5 kHz frekanslarında geçici uyarılmış otoakustik emisyonlar (TEOAE) ve bozulma ürünü otoakustik emisyonlar (DPOAE) testlerine tabi tutuldu. Yaş, WGHÖ puanı ve OAE yanıtları arasındaki korelasyonlar analiz edildi. Katılımcılar, gruplar arası karşılaştırmalar için günlük kulaklık kullanım süresine göre gruplandırıldı.

BULGULAR: Weinstein Gürültü Hassasiyeti Ölçeği puanları veya yaş ile OAE yanıtları arasında hiçbir frekansta anlamlı bir ilişki bulunmadı. Ancak, günlük 6-8 saat kulaklık kullanan bireylerde 5 kHz’de DPOAE yanıtlarında anlamlı bir azalma gözlendi (p=0.038).

SONUÇ: Gürültü hassasiyeti ile koklear yanıtlar arasında doğrudan bir ilişki saptanmamış olsa da, uzun süreli yüksek sesli kulaklık kullanımı, özellikle yüksek frekans bölgelerinde erken koklear değişikliklere yol açabilir. Otoakustik emisyon testi risk altındaki bireylerde erken işitsel etkilerin belirlenmesinde faydalı olabilir.