Praxis of Otorhinolaryngology

Ayça Başkadem Yılmazer, Esmail Abdulahi Ahmed, Ayse Enise Goker, Avni Akin Bayram, Hasan Sami Bircan, Yavuz Uyar

Anahtar Kelimeler: Lenfosit-monosit oranı, nötrofil-lenfosit oranı, eritrosit dağılım genişliği, trombosit-lenfosit oranı, vestibüler nörit.

Özet

AMAÇ: Çalışmada, tam kan sayımında elde edilen diğer enflamatuvar belirteçlerin yanı sıra, kırmızı küre dağılım genişliği (RDW)’nin vestibüler nörit (VN)’in etiyolojisinde, tanısında ve prognozunda öngörü değeri olup olmadığının gösterilmesi amaçlandı.

YÖNTEMLER: Mayıs 2016 - Mayıs 2018 tarihleri arasında yapılan retrospektif çalışmaya 42 VN hastası (28 kadın, 14 erkek; ort. yaş: 46.7±11.0 yıl; dağılım, 20-75 yıl) ve 50 kontrol (32 kadın, 18 erkek; ort. yaş: 44.4+6.0 yıl; dağılım, 22-55 yıl) dahil edildi. Hastaların tümünün hemogram kayıtlarından eritrosit dağılım genişliği, nötrofil, lenfosit, trombosit ve monosit seviyeleri dökümente edildi. Ayrıca, nötrofil-lenfosit oranı (NLR), trombosit-lenfosit oranı (PLR) ve lenfosit-monosit oranı hesaplandı.

BULGULAR: Vestibüler nörit grubunda, NLR ve PLR değerleri anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla, p=0.001 ve p<0.001). Uzamış spontan nistagmusu olan VN grubunda, RDW, trombosit, lenfosit ve monosit seviyeleri istatistiksel olarak yüksek, hemoglobin seviyesi ise düşük idi (sırasıyla, p<0.001, p=0.026, p=0.033, p=0.047 ve p=0.006).

SONUÇ: Vestibüler nöritli erişkin hastalarda, yüksek RDW ve düşük hemoglobin seviyeleri kötü prognoz göstergesi olabilir. Ayrıca, lenfosit-monosit oranı değerinin düşük, NLR ve PLR değerlerinin yüksek olması VN tanısında destekleyici bulgulardır.