Praxis of Otorhinolaryngology

Nihal Seden1, Enes Yiğit1, Beyza Nur Ulaş1, Aysel Karataş2, Ozan Özdemir1, Özgür Yiğit1

1Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği, İstanbul, Türkiye
2Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Kliniği, İstanbul, Türkiye

Anahtar Kelimeler: Anozmi, connecticut, koku bozukluğu, SARS-CoV-2 varyantları.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsü 2 (SARS-CoV-2) varyantlarının artmış mortalite özelliğinin yanı sıra hekimlere yol gösterebilecek klinik bulgu olarak koku kaybına yabani tip varyanttan daha fazla ya da daha az neden olup olmadığı araştırıldı.

YÖNTEMLER: Bu prospektif çalışmada koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) nedeniyle Mayıs 2021 - Aralık 2021 tarihleri arasında hastaneye yatırılan hastalara Connecticut Chemosensory Clinical Research Center (CCCRC) koku testi yapıldı ve hastalardan izole edilen SARS-CoV-2 varyantları analiz edildi. Çalışmaya toplam 51 hasta (30 erkek, 21 kadın; ort. yaş 59.3±14.2 yıl; dağılım, 29-88 yıl) dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, COVID-19 aşı durumları kaydedildi. Hastalara yeni başlayan koku veya tat şikayetleri olup olmadığı, daha önce bildikleri kokuları farklı algılayıp algılamadıkları soruldu.

BULGULAR: On dört hastada delta varyantı, 20 hastada alfa varyantı tespit edildi ve 17 hastada endişe verici varyant tespit edilmedi. Tüm hastaların %79.4’ünde koku bozukluğu vardı (%13.73’ü anozmi, %15.69’u şiddetli hipozmi, %13.7’si orta derecede hipozmi ve %37.2’si hafif hipozmi). Varyantlara göre hastaların cinsiyet, yaş, sigara içiciliği, parozmi varlığı, koku bozukluğu derecesi ve Vicks tanımlama sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Alfa ve delta varyanları arasında hastaların koku ve tat almada azalma şikayeti, ortalama koku eşik değeri ve ortalama koku alma skoru değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edildi (p<0.05). Yaş ve identifikasyon puanı açısından fark yoktu. Koku ve tat almada bozukluk şikayeti, koku eşik ortalama değeri ve ortalama koku skoru ölçümleri delta varyantında, alfa varyantına göre anlamlı olarak daha düşük bulundu.

SONUÇ: SARS-CoV-2 varyantları arası koku fonsiyonu bozukluğu belirgin olarak değişmektedir. İleride yapılacak klinik ve laboratuvar çalışmaları olfaktör sinir hasarının tanısal, klinik ve prognostik önemini gösterebilir.