Praxis of Otorhinolaryngology

Bedih Balkan1, Aycan Güner Ekici1, Gülsüm Oya Hergünsel1, Ipek Bostancı1, Arzu Karaman Koç2, Hasan Emre Koçak2, Fatma Tülin Kayhan2

1Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Kliniği, İstanbul, Türkiye
2Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği, İstanbul, Türkiye

Anahtar Kelimeler: Takip, reanimasyon, robotik, cerrahi, transoral.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada oral kavite, farenks veya larenks benign veya malign patoloji nedeniyle transoral robotik cerrahi (TORC) uygulanan hastalarda hastalığın anatomik lokalizasyonuna ve hastaların antesedan hastalıklarına göre kullanılan anestezi yöntemlerindeki farklılıklar, ameliyat sırası ve sonrası komplikasyonlar ve bunların çözümleri değerlendirildi.

YÖNTEMLER: Benign veya malign üst solunum yolu patolojisi nedeniyle Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nde TORC uygulanan 52 hastanın (39 erkek, 13 kadın; ort. yaş 58±14 yıl; dağılım, 30-85 yıl) anestezi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik bilgileri, hastalığın anatomik lokalizasyonu, antesedan hastalıkları, Amerikan Anestezistler Derneği skorları ve perioperatif bulguları, kullanılan anestezi yöntemleri, ameliyat sonrası ağrı düzeyleri, ameliyat sırası ve sonrası gelişen anestezi komplikasyonları ve bunların tedavileri değerlendirildi.

BULGULAR: Transoral robotik cerrahi uygulanan 52 hastanın sekizine larenksin benign neoplazmı nedeniyle kitle rezeksiyonu, 13’üne supraglottik skuamöz hücreli karsinom (SHK) nedeniyle supraglottik larenjektomi, 17’sine vokal kord SHK nedeniyle kordektomi, altısına tonsil tümörü nedeniyle radikal tonsilektomi, dördüne dil kökü SHK nedeniyle dil kökü rezeksiyonu, ikisine oral kaviteden tümör rezeksiyonu ve ikisine hipofarenks SHK nedeniyle hipofarenjektomi uygulandı. Ortalama anestezi süresi 112.62 dakika, robotik alet kurulumu dahil ortalama robotik cerrahi süresi 89.38 dakika idi. Ameliyat sonrası üç hastada analjezik ihtiyacı oldu. İki hastaya perioperatif, bir hastaya ameliyat sonrası trakeotomi uygulandı. İki hasta ameliyat öncesi trakeotomi uygulanmış olarak ameliyata alındı. Altı hastaya uzatılmış entübasyon uygulandı. Hiçbir hastada kan transfüzyonuna ihtiyaç olmadı.

SONUÇ: Düşük morbidite oranları ve cerrahi üstünlükleri nedeniyle TORC uygulama sıklığı artmaktadır. Daha güvenli bir TORC için anestezi ve cerrahi ekibinin koordinasyonu önemlidir.